Kurtuluş Savaşında Kıbrıslı Türkler

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tarih boyu Türkler ile hep bağlantılı olmuş ve adeta et tırnak haline gelmiştir. Türkiye’nin zora düştüğü tüm zamanlarda Kıbrıs halkı ana vatanın yanındaki yerini almıştır. Gerek maddi gerek manevi hiç bir desteğini esirgememiştir Anadolu halkından ve devletinden. Devletin geçtiği zorlu dönemlerde ve süreçlerde Osmanlıya bağlı tüm topraklarda olduğu gibi Kıbrıs’ta da büyük bir kenetlenme yaşanmıştır. Vatandaşlar ellerinde ne var ne yok Osmanlı’ya yardım için göndermiştir. Savaşlarda yer almıştır. Çanakkale savaşında bir çok Kuzey Kıbrıs Türk’ü şehit düşmüştür. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gerek Osmanlı döneminde gerek Türkiye Cumhuriyeti devrinde her zaman vatanının ve milletinin yanında durarak büyük bir erdem göstermişlerdir.

Ayrıca 1900’lü yıllara gelindiğinde Kıbrıs’ta zor günler geçirmeye başlamıştır. Bir çok sömürgeci ülke Kıbrıs üzerinde egemenlik kurmak istemiş ve Kıbrısı bir sömürü haline getirmek için faaliyetlerde bulunmaya başlamışlardır. Enosis gibi örgütler meydana gelmiş, Kıbrıs Türkleri katledilmeye başlanmış ve boyun eğdirilmeye çalışılmıştır. Fakat Kıbrıs halkı ve Türkler bunu asla kabul etmemiş, tüm bu faaliyetlere karşı bir direniş göstermişlerdir. Kenetlenen ada halkı ve Türkler bir çok zorluğun üstesinden yine birlikte gelmişlerdir. 1900 yıllarında adada büyük sorunlar yaşanır hale gelmiştir. Bu dönemde Türkiye ve ada bağlantısı dış mihraklar tarafından koparılmaya çalışılmıştır. Gelin 1900 lü yılları ve ikinci dönemlerini de ele alalım.

Dönemin ikinci özelliği ise aniden tırmanan Enosis faaliyetleri oldu. Kıbrıs Türkleri bu durumu büyük bir endişe ve tepki ile izlerken, Enosis tehlikesinin her geçen gün büyümesi karşısında daha etkin önlemlerle mücadele etme durumu ortaya çıkmıştı. Kıbrıs Rumlarının Girit deneyiminden ve sömürge yönetiminin hoşgörüsünden cesaret alarak 1895’de Tahtakale’de, 1912’de Limasol ve Hamit Mandraları’nda Türklere yönelik kitle saldırılarında bulunması, iki halk arasındaki güveni ve ilişkileri bozmuştu. Nitekim gerek adadaki sömürge yönetimine, gerekse Sömürgeler Bakanlığına sürekli olarak yapılan protestolarla çekilen telgraflar netice   vermeyince 1911 yılında vatan gazetesi sahibi Bodamyalızade Mehmet Şevki Bey’in girişimi ile büyük bir miting yapılır ve Enosis aleyhinde önemli bir karar alınır.

Ne var ki Balkan ülkelerinin ordularının Edirne’ye kadar dayanmaları, ardından İngiltere’nin 1914 yılında Adayı tek yanlı olarak ilhak ettiğini açıklaması ve nihayet 1. Dünya Savaşı yenilgisi, Kıbrıs Türklerinin Anadolu Türkleriyle Osmanlı idaresinde birlikte yaşama hayalleri büyük sekteye uğramıştı. Bütün bu umutsuz gelişmeler ve oluşan karanlık tablo karşısında Kıbrıs Türkleri ne yapabilirdi ?

Ülkenin önde gelen aydınlarından öğretmen Mehmet Remzi Okan ve Müftü Ziya Efendi çıkış yolunu saptamak için bir yol bulmuştu. Bu yol, Atatürk’ün bir yıl sonra Erzurum ve Sivas Kongreleri’ni toplamakla izlediği yoldu. 10 Aralık 1918 günü tüm Ada’dan gelen delegelerle toplanan Meclis-i Milli Kongresi, üç gün boyunca sürecek toplantıları sonunda izlenecek yolu belirlemişti.

escort katalog transfer

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*